yaşam, okumamayı çok iyi bilmek
gelen ırmaktan gürüldeyen
taşın neden çatlak ve
üzerine kan oturduğunu.
göl saatleri’ni tutuyorum, çılgınlık
bir çocuğun evi ve uzun
mezarlar görür unutursa diye dirim
susuzluğunu.
yaşam, okumamayı çok iyi bilmek
gelen ırmaktan gürüldeyen
taşın neden çatlak ve
üzerine kan oturduğunu.
göl saatleri’ni tutuyorum, çılgınlık
bir çocuğun evi ve uzun
mezarlar görür unutursa diye dirim
susuzluğunu.
Charles Swann’la erken yaşta tanışmak, acılarımı katlanılabilir ve eşli hâle getirmiştir. Bir benzerini yaşayan var mı diyedir düşündüğüm durumların çoğunda, Swann’ın bunu zaten yaşamış olduğunu bilirim ve bir kılavuza danışır gibi onu ziyaret ederim.
Oktay Rifat’ın şiiri bir fısıltı bile değil, büsbütün susku’nun imgesidir. Çobanı, akrebi, gecesi, ölümüyle büyük bir sessizliğin toplamı. Çok eski bir resme, uzun zaman sonra açılan albümden alıp bakmak gibi.
Komet’in bitmeyen şiirini bitiriyorum, Komet için:
Komet öldü.
Üvey sevgililer arar özünden kaçmak için ara-sıra. Özü, sevgisizlikten aşırıp kurmasına karşın. Eprimiş bir kral lahdi isteği bir iki tende.