âşık ya da hayran olunan bir erkek, bunun bilincini taşıyorsa karşılık vermeme hakkını öyle inceliksiz kullanır ki; ona aşık olan kadın, aşkını taşımayı sürdürürken bu karşılıksızlığın intikamı için tohumlar ekmeye başlar, bunun sonucunda ikili arasındaki denge yavaş yavaş tersine çevrilir. düşmüş bir melek gibi hınçla oradan oraya koşturan erkek, âşık ya da hayran olunacak bir yanı kalmayana değin sanrılar ve kıskançlıklar içinde boğulur. sonunda, ya tek taraflı bir aşkın âşığı olarak uzun süren bir acı çeker ya da merhametli bir el yitik cenneti ona bir lütufmuşçasına geri verir. her iki sonda da acılı bir kabulleniş vardır.
Yorum bırakın