parçalı kız âşıkları, incirden bir giyit. tavan arasında yürüten ses kuşu. eski ağum ve rastlantıyı. sura vurmuş üç kalkana kesili adı. humma renkleri duyuyorduk. bir adı ölümdü o halkın biz ilk oyduk

kırı mı geçmişti bir at geceydi, anlayamıyorduk. 

suskun bir esir oluyor kurşunlar topuktan geçen. artık dönülmeyen. ve büyüyor arp, lirbilmez tellere geçiyoruz ırsî bir duvar. akdeniz’de konuşulmayan kırık ayaklı iki hat. 

bir immiş sinen altı ata ve duvak. 

Posted in

Yorum bırakın