Kategori: Uncategorized

  • Büyük kentlerin birinde, -şimdi o kent yıkılmış ve deniz taşmıştır- yaşadığın yılların hatırı sayılır bir kısmına tanıklık ettim. Şimdi, doğduğun; göğüne anlamlı ve yarı cehaletle ilk baktığın, hani bir sevgilinin olduğunu söylediğin ilk, sağrısı yırtılasıya koşan atlarla gelerek konduğu atalarının bu toprak parçasında, seni kazmaya geldim. Ölümünü ilan eden o kasabalı, kaba saba, sakallı adamın…

  • tenin, uzun ikindilerin kızaran göğünü onarırdı uzanmanla. ısı küçümen odalarım, kır kışı. tuzdan bir bıçak elimde elin. eskiyen resimler ama ne yanlışlık.  kuzgunlara parçalatıyorum duyumu, bilin. lethe.  sinsi çanlarla yürüyor gece. tuzdan bir bıçak açığımda elin. gölgesini arşınlayan kanadı yontuyor içeride. kendi sesinde kısılan bir kuş. araladığın kapılar uzaklaşman evler içre.  art niyette öldürüm kırık…

  • uzak ülkesinde evlerin, günleri bir bir kıran ormanım. köklerinde tilki inleri. geceni kanımla ovardım senin. uykusuz, ürkek çalıydı gece, ten.  tekinsiz yaprakları gitmek olan o kent.  sezerdin eskil bir düşü bağlayıp boynuna, beyaz köpürtüsü ağır uykularla yunan denizi. cesur bir sabahtan kurulmuş dünya. adımlıyorum göğsünde bir kurt gibi direngen.  vurulmuş çobanın yığıldığı o bent. 

  • bir katana dövülür uğultusu ormanın. atılır bir taş uzağa. sinek kızlarıyla büyümüş. yarı kolları kesiktir. sinsice suya iner. elinde kara bir tahra.  sürgünlüğün iç yılları.  eksik anılardan kurulu bir kıskançlıktır, önümüze yol koyan o yol. yılgın, köz parçalayan kadın almış sonları da. bilinmezlik kozları büyütmüş. elinde kuşkugötürür bir tahra. bütün kargışı yorgun tahta arabalara.  sessizlikle…

  • Saygıdeğer beyefendi, yaklaşık bir hafta önce buraya aldığım yazınız, yazı dünyasında büyük yankı uyandırmadı. Eğer amacınız bu idi ise, yanlış bir ‘put’a baltalar savurarak boşa yordunuz o yalnız kalem tutmuş kollarınızı. Varsayalım ki H.S. Nevi diye bir adam hiç yaşamadı. Bugün memleketimizde yazdığı nenlere bakarak “yazmasaydı da olurdu” diyebileceğimiz yüzlerce kimse yok mu? Hem siz…

  • yaz söner. ağaç kalır güneşte.  bir film başlar, kırılır akşam, iyice küçüldüğümüz ellerde dönen çember.  -yürümek kaygıları, yoğun uğraşlar, sonra biter güz bir kuştan,  bir mevsimi sancılar gibi büyütürüz. şarkılar suslu bir dağdan iner bitti mi yaz, kırı geçen çocuk yüzlerinden çıkıp ve sonra aşk, kentin büyük meydanını terk eder. çıldırasıya ev. bağbozumunda üzümler.  söner…

  • göğe inilebilir artık, tüm aşklar,ansımalar ve korku çiçekleri.yılgın bir sürüngenken içimde dönmek,göğü dökebilir, eski sofalarve ören yerleri. o bahçe kuyusundaki dileğim, büyükbir tekneye dönüşüyor, yelkenlerindesaklı resimler, yırtık, eski.sızısız, duruyor şimdi yalnız kadınlarölmekli kentin limanında dalgakıran.görmeye alıştığım hasta yatakları. bütün ölümleri gördüm, soğuk kansuratlar. bayat ekmeklere böldüğümzamanlar bunlar: içimdeki yükseklerdedağınız; rüzgâr, salkım, karağan.belleğimi kuşanır ince eleklerinizkalabalık…

  • Benim yıllardır keyifle izlediğim, yıllardır etrafı keskin ve keyifsiz bakışlarla izleyen bir adam var: Pozitif Dergisi’nin hem imtiyaz sahibi, hem başyazarı hem de tek yazarı Soner Artı. Sanat eleştirisi hususunda haddizatında bilgisine güvendiğim Bay Artı, dört başı mamur özgüveni ve dört yönü sivri amblemli dergisiyle yıllardır sert yazılar yazmakta. 25 Ağustos 2025 tarihli bir yazısında…

  • Duvarların, pencere-kapıların soylandığı bir yenilgiydin. Ne atlaslar açtım hep İskenderiye. Gezginlerimiz doğmamıştı, kötü düşler sıyırdın kemiklerimden. Soyu biten kuşlar göğsüm. Kum içinde bir sandık durmadan akreplere gebe. Tekininde çölün. Sırkırıklarına değer ışıltın, yangın. Bozkır gölgemde hep karaydı saçların. Bir büyücü kocakarı, yıl boyu kırmıştı camları. Odunlar topluyordum o büyük yangın içim. Yeni kırlar keşfim, uğultulu…

  • “bütüncül bir düzende döner dünya,tecim, ipek, kefen, yitim; sanrılı.uzaklara gider kaybolduk -tanırız,yazmasında soluk bir yüz, bir kadın,büyür ağaçlar, kimi aşılar tutmaz, kurur tarla-ama bütüncül bir düzenle dönmeye devam eder dünyadeniz her gece yükselir, açar -nedeni yok ki- sardunya.” H. S. Nevi’nin kırk dört yıl önce öldüğü evde buldum bu şiiri. Belki bir taslak. Ortak bir…