Kategori: Uncategorized

  • Saygıdeğer beyefendi, yaklaşık bir hafta önce buraya aldığım yazınız, yazı dünyasında büyük yankı uyandırmadı. Eğer amacınız bu idi ise, yanlış bir ‘put’a baltalar savurarak boşa yordunuz o yalnız kalem tutmuş kollarınızı. Varsayalım ki H.S. Nevi diye bir adam hiç yaşamadı. Bugün memleketimizde yazdığı nenlere bakarak “yazmasaydı da olurdu” diyebileceğimiz yüzlerce kimse yok mu? Hem siz…

  • yaz söner. ağaç kalır güneşte.  bir film başlar, kırılır akşam, iyice küçüldüğümüz ellerde dönen çember.  -yürümek kaygıları, yoğun uğraşlar, sonra biter güz bir kuştan,  bir mevsimi sancılar gibi büyütürüz. şarkılar suslu bir dağdan iner bitti mi yaz, kırı geçen çocuk yüzlerinden çıkıp ve sonra aşk, kentin büyük meydanını terk eder. çıldırasıya ev. bağbozumunda üzümler.  söner…

  • göğe inilebilir artık, tüm aşklar,ansımalar ve korku çiçekleri.yılgın bir sürüngenken içimde dönmek,göğü dökebilir, eski sofalarve ören yerleri. o bahçe kuyusundaki dileğim, büyükbir tekneye dönüşüyor, yelkenlerindesaklı resimler, yırtık, eski.sızısız, duruyor şimdi yalnız kadınlarölmekli kentin limanında dalgakıran.görmeye alıştığım hasta yatakları. bütün ölümleri gördüm, soğuk kansuratlar. bayat ekmeklere böldüğümzamanlar bunlar: içimdeki yükseklerdedağınız; rüzgâr, salkım, karağan.belleğimi kuşanır ince eleklerinizkalabalık…

  • Benim yıllardır keyifle izlediğim, yıllardır etrafı keskin ve keyifsiz bakışlarla izleyen bir adam var: Pozitif Dergisi’nin hem imtiyaz sahibi, hem başyazarı hem de tek yazarı Soner Artı. Sanat eleştirisi hususunda haddizatında bilgisine güvendiğim Bay Artı, dört başı mamur özgüveni ve dört yönü sivri amblemli dergisiyle yıllardır sert yazılar yazmakta. 25 Ağustos 2025 tarihli bir yazısında…

  • Duvarların, pencere-kapıların soylandığı bir yenilgiydin. Ne atlaslar açtım hep İskenderiye. Gezginlerimiz doğmamıştı, kötü düşler sıyırdın kemiklerimden. Soyu biten kuşlar göğsüm. Kum içinde bir sandık durmadan akreplere gebe. Tekininde çölün. Sırkırıklarına değer ışıltın, yangın. Bozkır gölgemde hep karaydı saçların. Bir büyücü kocakarı, yıl boyu kırmıştı camları. Odunlar topluyordum o büyük yangın içim. Yeni kırlar keşfim, uğultulu…